تَجَنُّبُ الْعَادَاتِ السَّيِّئَةِ مُهِمٌّ لِحَيَاةٍ صِحِّيَّةٍ.
Kötü alışkanlıklardan sakınmak, sağlıklı bir yaşam için önemlidir.
تَجَنُّبُ الْعَادَاتِ السَّيِّئَةِ مُهِمٌّ لِحَيَاةٍ صِحِّيَّةٍ.
Kötü alışkanlıklardan sakınmak, sağlıklı bir yaşam için önemlidir.
فَضَّلَ الصَّمْتَ لِتَجَنُّبِ الْخِلَافَاتِ.
Tartışmalardan sakınmak için sessiz kalmayı tercih etti.
اِحْتَرَزَ الْمُسَافِرُ مِنَ الْمَاءِ غَيْرِ النَّظِيفِ.
Yolcu temiz olmayan sudan sakındı.
تَمَنَّعَ، اِمْتَنَعَ، تَحَرَّزَ، تَفَادَى، اِتَّقَى، حَاذَرَ، عَفَّ، نَأَى، اِجْتَنَبَ، تَوَقِّي، حَاشَى، وَقَى، تَوَرَّعَ، وَقَنَ، تَوَقَّى، شَطَنَ، أَوْقَى، أَحَاشَ، تَدَارَأَ، تَحَامَى، اِرْتَدَعَ