sakat olmak

أُصِيبَ اللَّاعِبُ الَّذِي سَقَطَ فِي مُبَارَاةِ كُرَةِ الْقَدَمِ وَلَمْ يَتَمَكَّنْ مِنْ مُوَاصَلَةِ اللَّعِبِ.

Futbol maçında düşen oyuncu sakat oldu ve oyuna devam edemedi.

تَعَرَّضَتْ سَاقُ الرَّجُلِ الَّذِي سَقَطَ أَثْنَاءَ التَّزَلُّجِ لِإِصَابَةٍ.

Kayak yaparken düşen adamın bacağı sakat oldu.

أَصْبَحَ الشَّابُّ الَّذِي تَعَرَّضَ لِحَادِثٍ مُرُورِيٍّ مُعَاقًا.

Trafik kazası geçiren genç adam sakat oldu.

İlişkili Kelimeler