sakin olmak

عِنْدَمَا وَصَلَتِ الشُّرْطَةُ، بَدَأَ الْحَشْدُ يَهْدَأُ تَدْرِيجِيًّا.

Polis geldiğinde kalabalık sakin olmaya başladı.

كُنْ هَادِئًا، فَالْأَمْرُ بَسِيطٌ.

Sakin ol, mesele basit.

حَاوَلْتُ أَنْ أَتَمَالَكَ أَعْصَابِي أَثْنَاءَ الْجِدَالِ، لَكِنْ كَانَ الْأَمْرُ صَعْبًا لِلْغَايَةِ.

Tartışma sırasında sakin olmaya çalıştım ama çok zordu.

İlişkili Kelimeler