saklanmak

الأَطْفَالُ يَخْتَبِئُونَ خَلْفَ الشَّجَرَةِ.

Çocuklar ağacın arkasına saklanıyorlar.

حَاوَلَ الْجَاسُوسُ أَنْ يَتَخَفَّى فِي الْحَشْدِ.

Casus kalabalığın içinde saklanmaya çalıştı.

تَوَارَى الْوَلَدُ خَلْفَ الْبَابِ.

Çocuk kapının arkasına saklandı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler