saldırmak

هَاجَمَتْ مَجْمُوعَةٌ مِنَ الشَّبَابِ رَجُلًا عَجُوزًا اللَّيْلَةَ المَاضِيَةَ.

Dün gece bir grup genç, yaşlı bir adama saldırdı.

انْقَضَّ الْأَسَدُ فَجْأَةً لِلْإِمْسَاكِ بِالْغَزَالِ.

Aslan, ceylanı yakalamak için aniden saldırdı.

İlişkili Kelimeler