sallamak

عِنْدَمَا غَضِبَ الرَّجُلُ، هَزَّ قَبْضَتَهُ فِي الْهَوَاءِ.

Adam sinirlenince yumruğunu havada salladı.

لَوَّحَ الطِّفْلُ لِأُمِّهِ بِيَدِهِ وَابْتَسَمَ.

Çocuk annesine el salladı ve gülümsedi.

Eşdizimler