كَانَ هُنَاكَ صَلْصَةٌ مَعَ الدَّجَاجِ فِي الْعَشَاءِ.
Akşam yemeğinde tavukla birlikte salsa sosu da vardı.
كَانَ هُنَاكَ صَلْصَةٌ مَعَ الدَّجَاجِ فِي الْعَشَاءِ.
Akşam yemeğinde tavukla birlikte salsa sosu da vardı.
أُرِيدُ التَّسْجِيلَ فِي دَوْرَةِ رَقْصِ السَّالْسَا.
Salsa kursuna yazılmak istiyorum.
الِاسْتِمَاعُ إِلَى مُوسِيقَى السَّالْسَا يَجْعَلُنِي سَعِيدًا جِدًّا.
Salsa dinlemek beni çok mutlu ediyor.