salsa

كَانَ هُنَاكَ صَلْصَةٌ مَعَ الدَّجَاجِ فِي الْعَشَاءِ.

Akşam yemeğinde tavukla birlikte salsa sosu da vardı.

الِاسْتِمَاعُ إِلَى مُوسِيقَى السَّالْسَا يَجْعَلُنِي سَعِيدًا جِدًّا.

Salsa dinlemek beni çok mutlu ediyor.

İlişkili Kelimeler