sanal

يَتَعَلَّمُ ابْنِي الْآنَ فِي الْبَيْتِ مِنْ خِلَالِ صَفٍّ افْتِرَاضِيٍّ عَلَى الْحَاسُوبِ.

Oğlum şimdi evde bilgisayardan sanal bir sınıf aracılığıyla öğreniyor.

هَذِهِ بِيئَةٌ وَهْمِيَّةٌ، لَا تَحْدُثُ مِثْلُ هَذِهِ الْأَشْيَاءِ فِي الْحَيَاةِ الْحَقِيقِيَّةِ.

Bu sanal bir ortam, gerçek hayatta böyle şeyler olmaz.

بِسَبَبِ الْمَطَرِ الْغَزِيرِ، تَابَعَ الطُّلَّابُ الدَّرْسَ فِي صَفٍّ رَقْمِيٍّ مِنْ بُيُوتِهِمْ.

Çok yağmur yağdığı için öğrenciler dersi evlerinden sanal bir sınıfta takip etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler