sancımak

مَعِدَتُهُ تَتَأَلَّمُ كَثِيراً، يَجِبُ عَلَيْهِ الذَّهَابُ إِلَى الطَّبِيبِ.

Midesi çok sancıyor, doktora gitmesi gerekiyor.

أَسْنَانِي تُوجِعُنِي كَثِيراً، لَا أَسْتَطِيعُ النَّوْمَ.

Dişlerim çok sancıyor, uyuyamıyorum.

İlişkili Kelimeler