sandık

صُنْدُوق — صَنَادِيق

تَحْتَفِظُ أُمِّي بِصُوَرِ طُفُولَتِنَا فِي الصُّنْدُوقِ الْقَدِيمِ.

Annem eski sandıkta çocukluk fotoğraflarımızı saklıyor.

خِزَانَة — خَزَائِن

وَضَعَتْ جَدَّتِي الْبَطَّانِيَّاتِ فِي الْخِزَانَةِ.

Büyükannem battaniyeleri sandığa koydu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler