sansür

تَتَعَرَّضُ الْحُكُومَةُ لِانْتِقَادَاتٍ بِسَبَبِ الرَّقَابَةِ الَّتِي تُمَارِسُهَا عَلَى الصَّحَافَةِ، وَهَذَا يُقَيِّدُ حُرِّيَّةَ التَّعْبِيرِ.

Hükümet, basına uyguladığı sansür nedeniyle eleştiriliyor, bu durum ifade özgürlüğünü kısıtlıyor.

إِنَّ حَجْبَ الْإِنْتَرْنِتِ يَجْعَلُ الْوُصُولَ إِلَى الْمَعْلُومَاتِ أَمْرًا صَعْبًا، وَهَذَا يُؤَثِّرُ سَلْبًا عَلَى الْعَدِيدِ مِنَ الْأَشْخَاصِ.

İnternet sansürü, bilgiye erişimi zorlaştırıyor, bu durum birçok insanı olumsuz etkiliyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler