santuri

عَزَفَ عَازِفُ السَّنْتُورِ لَحْنًا سَاحِرًا بِآلَتِهِ.

Santuri, enstrümanıyla büyüleyici bir melodi çaldı.

يُحَاوِلُ لَاعِبُ السَّنْتُورِ الْحِفَاظَ عَلَى الْمُوسِيقَى التَّقْلِيدِيَّةِ.

Santuri, geleneksel müziği yaşatmaya çalışıyor.

مَثَّلَ فَنَّانُ السَّنْتُورِ بِلَادَهُ فِي الْمِهْرَجَانَاتِ الدَّوْلِيَّةِ.

Santuri, uluslararası festivallerde ülkesini temsil etti.

İlişkili Kelimeler