saptanmak

نَتِيجَةً لِلتَّحْقِيقَاتِ الَّتِي أُجْرِيَتْ، تَمَّ تَحْدِيدُ الْجَانِي وَاعْتِقَالُهُ.

Yapılan incelemeler sonucunda suçlu saptandı ve tutuklandı.

تَمَّ اكْتِشَافُ نَوْعٍ جَدِيدٍ مِنَ الْفِيرُوسَاتِ وَتَمَّ إِطْلَاقُ حَالَةِ تَأَهُّبٍ عَالَمِيَّةٍ.

Yeni bir virüs türü saptanarak dünya genelinde alarma geçildi.

تَمَّ تَعْيِينُ الْمِيزَانِيَّةِ اللَّازِمَةِ لِلْمَشْرُوعِ وَبَدَأَتِ الْأَعْمَالُ.

Proje için gerekli bütçe saptanarak çalışmalara başlandı.

İlişkili Kelimeler