أَصْفَركَانَتِ الْأَضْوَاءُ الصَّفْرَاءُ لِلشَّمْسِ تُضِيءُ الْغُرْفَةَ فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ وَتُدَفِّئُنِي.Güneşin sarı ışıkları, sabahın erken saatlerinde odayı aydınlatıyordu ve içimi ısıtıyordu.