كَانَ فَتًى أَشْقَرَ جَمِيلًا جِدًّا بِشَعْرِهِ الطَّوِيلِ وَعَيْنَيْهِ الزَّرْقَاوَيْنِ.
O, uzun saçları ve mavi gözleriyle çok yakışıklı sarışın bir çocuktu.
كَانَ فَتًى أَشْقَرَ جَمِيلًا جِدًّا بِشَعْرِهِ الطَّوِيلِ وَعَيْنَيْهِ الزَّرْقَاوَيْنِ.
O, uzun saçları ve mavi gözleriyle çok yakışıklı sarışın bir çocuktu.
كَانَتِ الْمَرْأَةُ الشَّقْرَاءُ تَلْفِتُ الْأَنْظَارَ عَلَى الْفَوْرِ فِي الْحَشْدِ.
Sarışın kadın, kalabalığın içinde hemen dikkat çekiyordu.