sarılı

كَانَ الطِّفْلُ مَلْفُوفًا بِبَطَّانِيَّةٍ نَاعِمَةٍ لِيَبْقَى دَافِئًا.

Bebek, sıcak tutması için yumuşak bir battaniyeye sarılıydı.

كَانَتْ عُلْبَةُ الهَدِيَّةِ مُغَطَّاةً بِوَرَقٍ مُلَوَّنٍ.

Hediye paketi, renkli bir kağıda sarılıydı.