sarmak

لَفَّتْ أُمِّي الطِّفْلَ فِي بَطَّانِيَّةٍ نَاعِمَةٍ.

Annem, bebeği yumuşak bir battaniyeye sardı.

طَوَّقَ جُنُودُ الْعَدُوِّ الْمَدِينَةَ مِنْ جَمِيعِ الْجِهَاتِ.

Düşman askerleri, şehri dört bir yandan sardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler