sarf etmek

اضْطُرِرْنَا إِلَى إِنْفَاقِ الْكَثِيرِ مِنَ الْمَالِ عَلَى هَذَا الْمَشْرُوعِ.

Bu projeye çok para sarf etmek zorunda kaldık.

تَسْتَهْلِكُ السَّيَّارَةُ الْكَثِيرَ مِنَ الْبَنْزِينِ، لِذَلِكَ يَجِبُ عَلَيْنَا تَغْيِيرُهَا.

Araba çok benzin sarf ediyor, bu yüzden değiştirmeliyiz.

بَذَلْتُ جُهُودًا كَبِيرَةً لِإِنْجَاحِ هَذَا الْعَمَلِ.

Bu işi başarmak için çok çaba sarf ettim.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler