بَعْدَ تَنْظِيفِ الْجُرْحِ، وَضَعْنَا ضِمَادَةً مُعَقَّمَةً وَلَفَفْنَاهَا بِإِحْكَامٍ.
Yarayı temizledikten sonra üzerine steril bir sargı uyguladık ve sıkıca sardık.
بَعْدَ تَنْظِيفِ الْجُرْحِ، وَضَعْنَا ضِمَادَةً مُعَقَّمَةً وَلَفَفْنَاهَا بِإِحْكَامٍ.
Yarayı temizledikten sonra üzerine steril bir sargı uyguladık ve sıkıca sardık.
وَضَعَتِ الْمُمَرِّضَةُ رِبَاطًا عَلَى يَدِي.
Hemşire elime bir sargı sardı.
احْتَرَقَ لَفُّ الْمُحَرِّكِ الْكَهْرَبَائِيِّ، لِذَلِكَ يَجِبُ إِصْلَاحُهُ.
Elektrik motorunun sargısı yanmış, bu yüzden tamir edilmesi gerekiyor.
لَفَّة، لَافّ، تَضْمِيد، ضِمَاد، إِضْمَاد