sargılamak

قَامَ الطَّبِيبُ بِتَضْمِيدِ سَاقِ الْمَرِيضِ بِعِنَايَةٍ وَنَصَحَ بِالرَّاحَةِ.

Doktor, hastanın bacağını dikkatlice sargıladı ve dinlenmesini tavsiye etti.

لَفَّتْ أُمِّي الطِّفْلَ بِبَطَّانِيَّةٍ سَمِيكَةٍ لِحِمَايَتِهِ مِنَ الْبَرْدِ.

Annem, soğuktan korumak için bebeği kalın bir battaniyeyle sargıladı.

قَامَ الْبُسْتَانِيُّ بِتَغْطِيَةِ الْأَشْجَارِ الصَّغِيرَةِ بِغِطَاءٍ خَاصٍّ لِحِمَايَتِهَا مِنَ الْبَرْدِ.

Bahçıvan, genç ağaçları soğuktan korumak için özel bir örtüyle sargıladı.