كَانَ الْقَرَوِيُّونَ يُخَزِّنُونَ الْقَمْحَ الَّذِي حَصَدُوهُ فِي صَوَامِعِ الْحُبُوبِ.
Köylüler, hasat ettikleri buğdayı sarpınlarda saklıyorlardı.
كَانَ الْقَرَوِيُّونَ يُخَزِّنُونَ الْقَمْحَ الَّذِي حَصَدُوهُ فِي صَوَامِعِ الْحُبُوبِ.
Köylüler, hasat ettikleri buğdayı sarpınlarda saklıyorlardı.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتْ مَخَازِنُ الْغِلَالِ مِنْ أَهَمِّ الْمَبَانِي فِي الْقُرَى.
Eski zamanlarda, sarpınlar köylerin en önemli yapılarından biriydi.