sasımak

تَبْدَأُ الْأَطْعِمَةُ فِي التَّعَفُّنِ بِسُرْعَةٍ عِنْدَمَا تَبْقَى فِي الْحَرَارَةِ.

Yiyecekler sıcakta bekleyince hemen sasımaya başlar.

بَدَأَتْ سَلَّةُ الْمُهْمَلَاتِ تُنْتِنُ لِأَنَّهَا لَمْ تُفْرَغْ مُنْذُ بِضْعَةِ أَيَّامٍ.

Çöp kutusu birkaç gündür boşaltılmadığı için sasımaya başladı.

بَدَأَ زَيْتُ الزَّيْتُونِ يَتَزَنَّخُ عِنْدَمَا بَقِيَ فِي الشَّمْسِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.

Zeytinyağı uzun süre güneşte kalınca sasımaya başladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler