satılmak

تَمَّ بَيْعُ هَذَا الْمَنْزِلِ الْقَدِيمِ بِسِعْرٍ مُرْتَفِعٍ لِلْغَايَةِ.

Bu eski ev çok yüksek bir fiyata satıldı.

تُبَاعُ هَذِهِ الْمُنْتَجَاتُ فَقَطْ عَبْرَ الْإِنْتَرْنِتِ.

Bu ürünler sadece internet üzerinden satılıyor.

كَانَ التَّخَلِّي عَنْ صَدِيقِهِ مِنْ أَجْلِ الْمَالِ سُلُوكًا سَيِّئًا لِلْغَايَةِ.

Arkadaşını paraya satılmak çok kötü bir davranıştı.

İlişkili Kelimeler