savcı

طَالَبَ الْمُدَّعِي الْعَامُّ بِتَوْقِيعِ أَقْصَى الْعُقُوبَةِ عَلَى الْمُتَّهَمِ فِي قَضِيَّةِ الْقَتْلِ.

Savcı, cinayet davasında sanığa en ağır cezanın verilmesini talep etti.

أَعَدَّ وَكِيلُ النِّيَابَةِ لَائِحَةَ الِاتِّهَامِ بَعْدَ فَحْصِ الْأَدِلَّةِ.

Savcı, delilleri inceledikten sonra iddianame hazırladı.

قَابَلَ النَّائِبُ الْعَامُّ الشَّاهِدَ فِي الْمَحْكَمَةِ.

Savcı mahkemede tanıkla görüştü.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler