savunma yapmak

وَكَّلْتُ مُحَامِيًا لِتَقْدِيمِ الدِّفَاعِ عَنِّي فِي الْمَحْكَمَةِ.

Mahkemede savunma yapmak için avukat tuttum.

قَدَّمَ لَاعِبُونَا دِفَاعًا جَيِّدًا جِدًّا فِي الْمَلْعَبِ.

Oyuncularımız sahada çok iyi savunma yaptılar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler