savurma

سَمَحَتْ حَرَكَةُ رَمْيِ الْحَجَرِ بِوُصُولِهِ إِلَى الْهَدَفِ.

Taşı savurma hareketi, hedefe ulaşmasını sağladı.

تَضْمَنُ عَمَلِيَّةُ ذَرِّ الْبُذُورِ تَوْزِيعَهَا بِالتَّسَاوِي فِي جَمِيعِ أَنْحَاءِ الْحَقْلِ.

Tohumları savurma işlemi, tarlanın her yerine eşit dağılmasını sağlar.

يُمْكِنُ أَنْ يُؤَدِّيَ تَبْذِيرُ الْمَالِ إِلَى الْفَقْرِ فِي وَقْتٍ قَصِيرٍ.

Parayı savurma, kısa sürede yoksulluğa yol açabilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler