saydırmak

أَرَادَ الْمُدِيرُ أَنْ يَجْعَلَ جَمِيعَ الْمُوَظَّفِينَ يَعُدُّونَ الْمُنْتَجَاتِ فِي الْمُسْتَوْدَعِ.

Patron, tüm çalışanlara depodaki ürünleri saydırmak istedi.

لِكَيْ تَنْجَحَ، يَجِبُ أَنْ تَجْعَلَ النَّاسَ يَحْتَرِمُونَكَ وَيَفْرِضُونَ احْتِرَامَ كَلَامِكَ.

Başarılı olmak için, insanların size saygı duymasını ve sözünüzü saydırmanız gerekir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler