sebep

سَبَب — أَسْبَاب

مَا هُوَ سَبَبُ هَذَا السُّلُوكِ، لَمْ أَفْهَمْ.

Bu davranışının sebebi neydi, anlamadım.

دَافِع — دَوَافِع

دَافِعُ نَجَاحِهِ هُوَ عَمَلُهُ الجَادُّ.

Başarısının sebebi çok çalışmasıdır.

عِلَّة — عِلَل

عِلَّةُ التَّأْخِيرِ كَانَتْ ازْدِحَامَ المُرُورِ.

Gecikmenin sebebi trafik sıkışıklığıydı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler