أُمِّي دَائِمًا تَطْبُخُ أَطْبَاقًا بِالْخُضَارِ لِأَنَّهَا تَهْتَمُّ بِالتَّغْذِيَةِ الصِّحِّيَّةِ.
Annem her zaman sebzeli yemekler yapar, çünkü sağlıklı beslenmeye önem verir.
أُمِّي دَائِمًا تَطْبُخُ أَطْبَاقًا بِالْخُضَارِ لِأَنَّهَا تَهْتَمُّ بِالتَّغْذِيَةِ الصِّحِّيَّةِ.
Annem her zaman sebzeli yemekler yapar, çünkü sağlıklı beslenmeye önem verir.
تَنَاوَلْتُ الْيَوْمَ عَلَى الْغَدَاءِ أُومْلِيت مُخَضَّر، كَانَ لَذِيذًا جِدًّا.
Bugün öğle yemeğinde sebzeli bir omlet yedim, çok lezzetliydi.