كَانَتْ تَسْتَعِدُّ لِلَّيْلِ بِارْتِدَاءِ عِقْدٍ صَدَفِيٍّ.
Sedefli bir kolye takarak geceye hazırlanmıştı.
كَانَتْ تَسْتَعِدُّ لِلَّيْلِ بِارْتِدَاءِ عِقْدٍ صَدَفِيٍّ.
Sedefli bir kolye takarak geceye hazırlanmıştı.
كَانَ الصُّنْدُوقُ الْمُطَعَّمُ بِالصَّدَفِ يَلْمَعُ فِي الضَّوْءِ.
Sedefli kutu, ışıkta parıldıyordu.
مُصَدَّف