sefer

لَمْ تَسِرِ الْأُمُورُ عَلَى مَا يُرَامُ هَذِهِ الْمَرَّةَ أَيْضًا.

Bu sefer de işler yolunda gitmedi.

غَالِبًا مَا يَتِمُّ إِلْغَاءُ رِحْلَاتِ الْقِطَارِ فِي أَشْهُرِ الشِّتَاءِ.

Tren seferleri kış aylarında sık sık iptal edilir.

يَسْتَعِدُّ الْجُنُودُ لِلِانْطِلَاقِ فِي مُهِمَّةٍ جَدِيدَةٍ.

Askerler yeni bir sefere çıkmaya hazırlanıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler