سَفِيهتَمَّ نَبْذُهُ مِنْ قِبَلِ الْمُجْتَمَعِ بِسَبَبِ سُلُوكِيَّاتِهِ السَّفِيهَةِ.Sefihane davranışları yüzünden toplum tarafından dışlandı.
طَائِشتَرَكَتْ نَفَقَاتُهُ الطَّائِشَةُ عَائِلَتَهُ فِي وَضْعٍ صَعْبٍ.Onun sefihane harcamaları, ailesini zor durumda bıraktı.