seksiyon

قِسْم — أَقْسَام

هُنَاكَ أَقْسَامٌ مُخْتَلِفَةٌ لِهَذَا الدَّرْسِ فِي الْجَامِعَةِ وَقَدْ سَجَّلْتُ فِي الْقِسْمِ الأَوَّلِ.

Üniversitedeki bu dersin farklı seksiyonları var ve ben ilk seksiyona kaydoldum.

جُزْء — أَجْزَاء

هَذَا الْجُزْءُ مِنَ الْكِتَابِ يَحْكِي أَهَمَّ لَحَظَاتِ حَيَاةِ الْكَاتِبِ.

Kitabın bu seksiyonu, yazarın hayatının en önemli anlarını anlatıyor.