sekteye uğratmak

عَطَّلَتِ الْأَحْوَالُ الْجَوِّيَّةُ السَّيِّئَةُ رِحْلَاتِ الطَّيَرَانِ.

Kötü hava koşulları uçak seferlerini sekteye uğrattı.

أَعَاقَ الْأَزْمَةُ الِاقْتِصَادِيَّةُ نُمُوَّ الْعَدِيدِ مِنَ الشَّرِكَاتِ.

Ekonomik kriz, birçok şirketin büyümesini sekteye uğrattı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler