selp

قَامَ اللُّصُوصُ بِنَهْبِ البَنْكِ وَسَرَقُوا مَبَالِغَ كَبِيرَةً مِنَ المَالِ وَهَرَبُوا.

Hırsızlar, bankayı selp ederek büyük miktarda para çaldılar ve kaçtılar.

أَخْذٌ بِالقُوَّةِ — عمليات أخذ بالقوة

حَاوَلَ الرَّجُلُ أَخْذَ طِفْلِهِ بِالقُوَّةِ مِنْ زَوْجَتِهِ السَّابِقَةِ، لِذَلِكَ لَجَأَتْ إِلَى المَحْكَمَةِ.

Adam, çocuğunu eski eşinden selp etmeye çalıştı, bu yüzden mahkemeye başvurdu.

İlişkili Kelimeler