sembolleşmek

أَصْبَحَ هَذَا الجِسْرُ رَمْزًا لِمَدِينَتِنَا.

Bu köprü şehrimizin simgesi haline geldi.

أَصْبَحَ هَذَا الْحَدَثُ لَحْظَةً تَجَسَّدُ مُقَاوَمَةَ الشَّعْبِ وَإِصْرَارَهُ.

Bu olay, halkın direnişinin sembolleştiği bir an oldu.

بِمُرُورِ الْوَقْتِ، تَحَوَّلَ هَذَا الْمَبْنَى إِلَى رَمْزٍ لِلْمَدِينَةِ وَمَعْلَمٍ بَارِزٍ.

Zamanla bu yapı, şehrin sembolleştiği bir simge haline geldi.

İlişkili Kelimeler