semer

سَرْج — سُرُوج

كَانَ الْقَرَوِيُّونَ يَنْقُلُونَ الْحَطَبَ بِوَضْعِ السُّرُوجِ عَلَى ظُهُورِ الْحَمِيرِ.

Köylüler, eşeklerin sırtına semer vurarak odun taşıyorlardı.

وَضَعَ الفَلَّاحُ البَرْذَعَةَ عَلَى الحِمَارِ.

Çiftçi semeri eşeğin sırtına koydu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler