كَانَ جَدِّي رَجُلًا كَرِيمًا يُحِبُّ مُسَاعَدَةَ النَّاسِ.
Dedem insanlara yardım etmeyi seven semih (cömert) bir adamdı.
كَانَ جَدِّي رَجُلًا كَرِيمًا يُحِبُّ مُسَاعَدَةَ النَّاسِ.
Dedem insanlara yardım etmeyi seven semih (cömert) bir adamdı.
إِنَّهُ جَوَادٌ لِدَرَجَةِ أَنَّهُ تَبَرَّعَ بِكُلِّ ثَرْوَتِهِ لِلْمُؤَسَّسَاتِ الْخَيْرِيَّةِ.
O kadar semih ki, tüm mal varlığını hayır kurumlarına bağışladı.
الْأَشْخَاصُ الْمِعْطَاءُونَ يُقَدِّمُونَ مُسَاهَمَةً كَبِيرَةً فِي تَطْوِيرِ الْمُجْتَمَعِ.
Semih insanlar, toplumun gelişmesine büyük katkı sağlarlar.