sempati duymak (veya beslemek)

شَعَرْتُ بِالتَّعَاطُفِ عَلَى الْفَوْرِ مَعَ جَارِي الَّذِي الْتَقَيْتُ بِهِ لِلتَّوِّ.

Yeni tanıştığım komşuma hemen sempati duydum.

يَشْعُرُ الْأَطْفَالُ بِإِعْجَابٍ كَبِيرٍ تِجَاهَ الْحَيَوَانَاتِ.

Çocuklar, hayvanlara karşı büyük bir sempati duyarlar.

اسْتَلْطَفْتُهَا مِنَ النَّظْرَةِ الْأُولَى، إِنَّهَا شَخْصٌ وَدُودٌ لِلْغَايَةِ.

Ona ilk görüşte sempati duydum, çok samimi biri.

İlişkili Kelimeler