كَتَبَ الشَّاعِرُ قَصِيدَةً تَمْدَحُ بُطُولَاتِهِمْ.
Şair, kahramanlıklarını sena eden bir şiir yazdı.
كَتَبَ الشَّاعِرُ قَصِيدَةً تَمْدَحُ بُطُولَاتِهِمْ.
Şair, kahramanlıklarını sena eden bir şiir yazdı.
أَثْنَى الْمُعَلِّمُ عَلَى الطَّالِبِ بِسَبَبِ نَجَاحِهِ.
Öğretmen, öğrencisinin başarısından dolayı sena etti.
اسْتَقْبَلَ الْجُمْهُورُ أَعْمَالَ الْفَنَّانِ بِتَقْدِيرٍ.
Halk, sanatçının eserlerini sena ile karşıladı.