sendikacı

يُكَافِحُ النِّقَابِيُّ مِنْ أَجْلِ الدِّفَاعِ عَنْ حُقُوقِ الْعُمَّالِ.

Sendikacı, işçilerin haklarını savunmak için mücadele ediyor.

يُحَاوِلُ عُضْوُ النِّقَابَةِ إِيجَادَ حُلُولٍ مِنْ خِلَالِ الِاسْتِمَاعِ إِلَى مَشَاكِلِ الْعُمَّالِ.

Sendikacı, işçilerin sorunlarını dinleyerek çözüm bulmaya çalışıyor.

دَعَا الْقَائِدُ الْعُمَّالِيُّ الْعُمَّالَ إِلَى الْإِضْرَابِ.

Sendikacı, işçileri greve çağırdı.

İlişkili Kelimeler