أَسْتَخْدِمُ دَرَّاجَةً هَوَائِيَّةً ذَاتَ سَلَّةٍ لِلذَّهَابِ إِلَى السُّوقِ.
Pazara gitmek için sepetli bir bisiklet kullanıyorum.
أَسْتَخْدِمُ دَرَّاجَةً هَوَائِيَّةً ذَاتَ سَلَّةٍ لِلذَّهَابِ إِلَى السُّوقِ.
Pazara gitmek için sepetli bir bisiklet kullanıyorum.
الطِّفْلُ يَسْتَمْتِعُ بِالتَّأَرْجُحِ فِي الْأُرْجُوحَةِ ذَاتِ السَّلَّةِ.
Çocuk, sepetli salıncakta sallanmaktan çok hoşlanıyor.
الدَّرَّاجَةُ النَّارِيَّةُ الْمُزَوَّدَةُ بِسَلَّةٍ مُفِيدَةٌ جِدًّا لِحَمْلِ الْأَشْيَاءِ.
Sepetli motosiklet, eşya taşımak için çok kullanışlıdır.