sergilenmek

تُعْرَضُ هَذِهِ الْأَعْمَالُ لِأَوَّلِ مَرَّةٍ فِي هَذَا الْمَتْحَفِ.

Bu eserler ilk kez bu müzede sergileniyor.

يَتِمُّ تَجْهِيزُ الْمُنْتَجَاتِ الْجَدِيدَةِ لِتَقْدِيمِهَا فِي الْمَعْرِضِ.

Yeni ürünler fuarda sergilenmek üzere hazırlanıyor.

İlişkili Kelimeler