sersem

بَعْدَ الْحَادِثِ، بَدَا الرَّجُلُ دَائِخًا لِبَعْضِ الْوَقْتِ وَلَمْ يَفْهَمْ مَا حَدَثَ.

Kaza sonrası adam bir süre sersem gibiydi ve ne olduğunu anlamadı.

وَقَفَ الرَّجُلُ مَذْهُولًا بَعْدَ سَمَاعِ الْخَبَرِ.

Adam haberi duyunca sersem gibi kalakaldı.

بَعْدَ الصَّوْتِ الْعَالِي، رَنَّتْ أُذُنِي وَشَعَرْتُ بِالتَّشَوُّشِ.

Yüksek sesten sonra kulaklarım çınladı ve sersem hissettim.

İlişkili Kelimeler