servis yapmak

قَدَّمَ النَّادِلُ خِدْمَةَ الطَّعَامِ لِلزَّبَائِنِ.

Garson, müşterilere yemek servisi yaptı.

وَزَّعَتْ أُمِّي الطَّعَامَ بِعِنَايَةٍ عَلَى الضُّيُوفِ.

Annem, misafirlere özenle yemek servisi yaptı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler