serzeniş

فِي الِاجْتِمَاعِ، تَمَّ التَّعْبِيرُ عَنْ تَذَمُّرَاتِ الْمُوَظَّفِينَ بِشَأْنِ الرَّوَاتِبِ.

Toplantıda, çalışanların maaşlarla ilgili serzenişleri dile getirildi.

شَكْوَى — شَكَاوَى

اسْتَمَعْنَا إِلَى شَكَاوَى الْعَمِيلِ بِشَأْنِ الْمُنْتَجِ.

Müşterinin ürünle ilgili serzenişlerini dinledik.

كَانَ لَدَى صَدِيقِي عِتَابٌ تُجَاهِي.

Arkadaşımın bana karşı serzenişleri vardı.

İlişkili Kelimeler