أَثَارَ بِفِيلْمِهِ الْجَدِيدِ ضَجَّةً كَبِيرَةً.
Yeni filmiyle büyük ses getirdi.
أَثَارَ بِفِيلْمِهِ الْجَدِيدِ ضَجَّةً كَبِيرَةً.
Yeni filmiyle büyük ses getirdi.
لَفَتَ الْأَنْظَارَ بِخِطَابِهِ الَّذِي أَلْقَاهُ.
Yaptığı konuşmayla ses getirdi.
حَقَّقَ شُهْرَةً فِي عَالَمِ الْعُلُومِ بِأَعْمَالِهِ.
Çalışmalarıyla bilim dünyasında ses getirdi.