seslenme

كَانَتْ مُخَاطَبَةُ الْمُعَلِّمِ لِلطُّلَّابِ مُهِمَّةً لِجَذْبِ انْتِبَاهِهِمْ.

Öğretmenin öğrencilere seslenmesi, onların dikkatini çekmek için önemliydi.

فَاجَأَ نِدَاءٌ قَادِمٌ مِنْ بَيْنِ الْحُشُودِ الْجَمِيعَ وَأَثَارَ فُضُولَهُمْ.

Kalabalığın içinden gelen bir seslenme, herkesi şaşırttı ve meraklandırdı.

رَكَضْتُ عَلَى الْفَوْرِ إِلَى الدَّاخِلِ لِمُسَاعَدَةِ أُمِّي بَعْدَ مُنَادَاتِهَا مِنَ الْحَدِيقَةِ.

Annemin bahçeden seslenmesi üzerine hemen içeri koştum ve ona yardım ettim.

İlişkili Kelimeler