حَاوَلَتِ الشُّرْطَةُ إِخْفَاءَ هَوِيَّةِ الْمُجْرِمِ.
Polis, suçlunun kimliğini setretmeye çalıştı.
حَاوَلَتِ الشُّرْطَةُ إِخْفَاءَ هَوِيَّةِ الْمُجْرِمِ.
Polis, suçlunun kimliğini setretmeye çalıştı.
يُحِبُّ اللهُ أَنْ يَسْتُرَ ذُنُوبَ عِبَادِهِ.
Allah, kullarının günahlarını setretmeyi sever.