مُسَاعَدَةُ الْجَارِ الْمُسِنِّ لَهَا ثَوَابٌ كَبِيرٌ.
Yaşlı komşuya yardım etmenin büyük bir sevabı vardır.
مُسَاعَدَةُ الْجَارِ الْمُسِنِّ لَهَا ثَوَابٌ كَبِيرٌ.
Yaşlı komşuya yardım etmenin büyük bir sevabı vardır.
سَيُعْطِي اللهُ أَجْرَ هَذَا الْعَمَلِ الْخَيْرِيِّ.
Bu hayırlı işin sevabını Allah verecektir.
كُلُّ عَمَلٍ صَالِحٍ هُوَ حَسَنَةٌ.
Her iyilik bir sevaptır.